İçeriğe geç
  • Dolar 49,6052 ▲ %0,06
  • Euro 55,7614 ▼ %0,02
  • Sterlin 66,4013 ▲ %0,04
  • Gram Altın 6.570,01 ▼ %0,05
  • Çeyrek Altın 10.746,75 • %0,00
  • Gümüş 92,40 ▼ %0,07
  • Bitcoin 4.111.218 ▲ %1,20
  • BIST 100 11.797,70 ▲ %3,22

Dünya

COP31 hazırlıkları Roma'da masaya yatırıldı

COP31 hazırlıkları Roma'da masaya yatırıldı

Türkiye'nin ev sahipliğinde kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31, Roma'daki panelde uzmanlar tarafından değerlendirildi.

Türkiye'nin kasım ayında Antalya'da düzenleyeceği Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), İtalya'nın başkenti Roma'da gerçekleştirilen bir panelde gündeme alındı. Yunus Emre Enstitüsü (YEE) Roma Türk Kültür Merkezi'nin ev sahipliğinde, CeSPI ve Uluslararası Bilim Derneği (ISCASS) iş birliğiyle "COP31 Yolunda: Sürdürülebilirliği, Disiplinlerarası Perspektifle Yeniden Düşünmek" başlıklı etkinlik düzenlendi.

Akdeniz Gündemi'nde yayınlanan habere göre, farklı disiplinlerden uzmanların katılımıyla gerçekleşen panelde "Sürdürülebilirlik: Değişen Dünyada Bir Kelimenin Ötesi", "Kadınlar, Gençler ve Sürdürülebilirlik" ile "İklim Politikası ve Diplomasi: Paris'ten Antalya'ya" konulu oturumlar yapıldı. Panele Türkiye'nin Roma Büyükelçisi Elif Çomoğlu Ülgen ile İtalya Dışişleri Bakanlığı Çok Taraflı İşbirliği Dairesi Başkanı Federico Ciattaglia açılış konuşmacıları olarak katılırken; AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Şuay Nilhan Açıkalın, Prof. Dr. Şefika Şule Erçetin, Andrea Grieco, Prof. Rosella Castellano, Ali Haydar Ustaosmanoğlu, Musa Toprak, Selman Tokpunar, Valeria Giannotta ve Mattia Giampaolo da konuşmacılar arasında yer aldı.

Büyükelçi Ülgen, yaklaşan konferansın önemine dikkat çekerek Türkiye'nin COP31'de diyalog, konsensüs ve uygulama olmak üzere üç temel alana odaklanacağını açıkladı. Ülgen, COP31'in Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı en büyük organizasyonlardan biri olduğunu vurgulayarak, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'yi de Antalya'da görmeyi umduklarını ifade etti.

İtalya Dışişleri Bakanlığından Ciattaglia ise Kovid-19 pandemisi, Ukrayna savaşı ve Orta Doğu'daki gerilimlerin iklim değişikliği gündemini gölgelediğini belirtti. Ciattaglia, 2026 yazındaki küresel sıcaklık artışının jeopolitik sorunlardan bağımsız ilerlediğini hatırlatarak, ortak çözüm arayışının aciliyetine işaret etti.

Doç. Dr. Açıkalın, Türkiye'nin kısa sürede iklim tartışmalarında kilit aktörlerden biri haline geldiğini savundu. Açıkalın, "İklim ve sürdürülebilirlik meselelerine biraz geç dahil olmuş gibi görünse de Türkiye, kısa süre içinde hem hükümet politikaları hem de toplum düzeyindeki destekle, küresel ölçekte sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği tartışmalarında kilit aktörlerden biri haline geldi." dedi. Sosyal politikalardaki tıkanıklığa değinen Açıkalın, "Ne yazık ki teknik politikalardan ziyade, özellikle sosyal politikaların biraz tıkanmış olduğu görülüyor. Evet, tartışmalar yapılıyor ve pek çok rapor hazırlanıyor ancak ne yazık ki iklim değişikliğine ilişkin sosyal politikalar ve ulusal politikalar, beklentilerin oldukça altında kalıyor fakat bu zirvede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, ülkeler arasındaki çıkar çatışmalarının aşılmasına yönelik uygulamalara güçlü bir vurgu yapmasını bekleniyor." ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Erçetin, eğitimin COP31 gündemine alınması çağrısında bulunarak, "Dünyayı insanlar değiştirir. İnsanlar ise eğitim ve liderlik yoluyla değişirler." dedi. Erçetin, "Hükümetler, hedefleri ve finansmanı müzakere edecek ancak ben bir mesaj daha vermek istiyorum: Eğitimi de gündeme alın. Her anlaşmanın başarıya ulaşıp ulaşmayacağı sınıflarda, toplumlarda ve gelecek nesillerin zihinlerinde belirlenecek. Sürdürülebilirlik, dünyanın ötesine geçmeli. Bir alışkanlık, bir değer ve ortak bir sorumluluk haline gelmeli." değerlendirmesinde bulundu.

TGPS Başkanı Ustaosmanoğlu, gençlerin iklim krizinin çözümünde aktif rol üstlendiğini belirterek, "İklim krizi tartışmalarında gençlerin adı genellikle geleceğin liderleri olarak alınıyor. Gençler olarak bizler, iklim değişikliğinin sonuçlarını en derinden yaşayanlar olduğumuz gibi bu krizin çözümünde de en aktif aktörleriz." ifadelerini kullandı. Akademisyen Giannotta ise Türkiye'nin AB'ye aday ülke olarak iklim konusunda güvenilir bir ortak olduğunu ve belirlenen kriterler çerçevesinde sağlam bir iş birliği zemini sunduğunu dile getirdi.

TürkAta Haber Ajansı
Trabzon Gündemi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…