İçeriğe geç
  • Dolar 49,5780
  • Euro 55,6191
  • Sterlin 66,2813
  • Bitcoin 4.091.803 ▲ %0,98

Dünya

Almanya'da iltica için UYAP kaydı satın alma iddiası

Almanya'da iltica için UYAP kaydı satın alma iddiası

Almanya'da bazı Türk vatandaşlarının, sahte belge yerine rüşvetle açılan gerçek ceza soruşturmalarını iltica gerekçesi olarak kullandığı öne sürüldü. Hizmetin sosyal medya üzerinden pazarlandığı ve fiyatların değişkenlik gösterdiği belirtildi.

Almanya'da iltica başvurularında kullanılan yeni bir yöntemin, geleneksel sahte belge düzeninin ötesine geçtiği ileri sürüldü. İddialara göre bazı Türk vatandaşları, siyasi takibata uğradıklarını kanıtlamak amacıyla Türkiye'de kendileri adına açılmış gerçek ceza soruşturmalarını satın alıyor. Bu süreçte rüşvet verilen savcıların dosya açtığı ve söz konusu kayıtların UYAP sistemine işlendiği, başvuru sahiplerinin de bu gerçek soruşturmaları Almanya'da iltica gerekçesi olarak sunduğu öne sürülüyor.

Kronos42'de yayınlanan habere göre, bu hizmetin TikTok ve Telegram gibi sosyal medya platformları üzerinden pazarlandığı belirtildi. Bir hizmet sağlayıcının, 800 euro karşılığında kişinin adına gerçek bir ceza soruşturması başlatılabileceğini, ev araması yapılacağını ve iddianame düzenlenebileceğini teklif ettiği aktarıldı. Aynı sağlayıcının, "Bununla her yerde oturma izni alırsın" ifadesini kullandığı ve Hamburg ile Berlin'de memnun müşterilerinin bulunduğunu iddia ettiği kaydedildi. Almanya'ya kaçak geçiş imkanı sunan daha kapsamlı paketlerin ise 6 bin eurodan başladığı ifade edildi.

İddianın en dikkat çekici yönü, artık sahte internet siteleri veya belgelerin değil, Türkiye Adalet Bakanlığı tarafından işletilen UYAP sistemindeki gerçek kayıtların kötüye kullanılması olarak öne çıkıyor. Vatandaşlar, e-Devlet üzerinden erişebildikleri kendi dosyalarını, Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF) işlemleri sırasında cep telefonlarından açarak soruşturma varlığını kanıtlamaya çalışıyor. Daha önce BAMF yetkilileri, gerçeğine çok benzeyen sahte UYAP sitelerini tespit etmiş olsa da, sistemde gerçekten bulunan kayıtların manipüle edilmesi yetkilileri şaşırtan yeni bir aşama olarak değerlendiriliyor.

Sürecin işleyişine dair aktarılan yönteme göre, iltica başvurusu yapmayı planlayan kişi öncelikle sosyal medyada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştiren bir paylaşım yapıyor. Türkiye'de cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla soruşturma açılabilmesi, bu paylaşımın dosyaya gerekçe olarak kullanılmasına zemin hazırlıyor. İddiaya göre rüşvet alan bir savcı, söz konusu paylaşım üzerinden normal prosedürle ceza soruşturması başlatıyor ve dosya UYAP'a kaydediliyor. Böylece kişi, kendi talebiyle oluşturulduğu öne sürülen dosyayı, Almanya'da "Türkiye'de hakkımda ceza soruşturması var" diyerek siyasi takibat kanıtı olarak sunabiliyor.

Hizmetin sadece soruşturma dosyası oluşturmakla sınırlı kalmadığı, kaçak geçiş dahil çeşitli paketler sunulduğu belirtiliyor. Ancak bir başka sağlayıcının Die Zeit muhabirlerine bu yöntemi kullanmamaları tavsiyesinde bulunduğu ve kişilerin Türkiye'ye dönmeleri halinde kendi adlarına açılmış gerçek ceza soruşturmalarının ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunduğu aktarıldı. Almanya Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF) Daire Başkanı Patrick Schmidtke, iltica dosyalarını inceleyen karar vericilerin çok sayıda tutarsızlıkla karşılaştığını belirterek, durumun sistematik bir sorun haline geldiğine işaret etti.

Almanya'da iltica başvurusu yapanlar arasında Türk vatandaşları üçüncü büyük grubu oluşturuyor. 2021'den bu yana Türkiye'den yaklaşık 140 bin iltica başvurusu yapıldığı, Türk vatandaşlarının koruma oranının ise 2020 yılında yüzde 43 seviyesindeyken yaklaşık yüzde 12'ye kadar gerilediği kaydedildi. BAMF, her iltica başvurusunun kendi koşulları içinde ayrı ayrı değerlendirildiğini vurgularken, Gelsenkirchen İdare Mahkemesi'nde yalnızca iltica başvurusu reddedilen Türk vatandaşlarının açtığı davalara bakan iki ayrı dairede halen sonuçlanmamış 685 dava bulunduğu belirtildi. Bekleyen dosyalar arasında 2019 yılında açılmış davaların da yer aldığı ifade edildi.

Frankfurt'ta görev yapan ve Türkiye'den gelen iltica başvurularına ilişkin raporları farklı eyaletlerde kullanılan uzman Kamil Taylan, iddiaların gerçek mağdurlar açısından da ciddi sonuçları olabileceği uyarısında bulundu. Taylan, sistemin bu şekilde kötüye kullanılması halinde gerçekten siyasi takibata uğrayan kişilerin dosyalarına yönelik güvenin de zarar görebileceğini, yakında gerçek nedenlerle iltica başvurusu yapan kişilere de kimsenin inanmayabileceğini dile getirdi. Die Zeit'ın ortaya koyduğu iddiaların doğrulanması durumunda, meselenin yalnızca iltica sisteminin kötüye kullanılmasıyla sınırlı kalmayacağı; rüşvet karşılığında gerçek ceza soruşturması açıldığı iddiasının, Türkiye'deki yargı sistemi ve UYAP kayıtlarının güvenilirliği açısından da ciddi soruları beraberinde getireceği değerlendiriliyor.

TürkAta Haber Ajansı
Trabzon Gündemi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…